Tramvay ve son durak sorunu uzun zamandır var ve bir türlü çözülmüyor. Sorun derken öyle ayyuka çıkarılıp paneller düzenlenecek kadar büyük bir sorun değil. Ama neden böyle bir sorun olsun ki! Tekniğin zirve yaptığı; teknik manada çözümsüz sorunun olmaması gereken bir devirdeyiz. Oysa alınabilecek basit bir tedbirle dahi çözülebilecek bir sorun.

Öncelikle tramvay yolculuğunda yaşadığımız sorundan bahsedelim. Büyükşehir belediyesi; trafik yoğunluğunun yani yolcuların akraba olduğu, elinin ayağının dolaşıp yün yumağına döndüğü saatlerde, tramvaya ek seferler düzenliyor. Güzel bir davranış ve takdir ediyoruz. İşinden çıkan vatandaş evine dönmek için de hızlı ulaşım aracı olarak tramvayı tercih ediyor. Bununla beraber kiminin elinde çantası ya da küçük çocuğu da olabiliyor. Özellikle de İstanbul’un akşam trafik yoğunluğu da herkesin malumudur.

Tramvay Ek Seferleri Yolcuyu Güldürüyor

Tramvay ek seferleri kısa mesafe ve aktarmaların olduğu duraklar arasında oluyor. Her ne kadar tramvayların raylı güzergahı aynı olsa da tramvaylar:

Tramvay raylı sistem ulaşımı büyük ölçüde rahatlatıyor.
  • Kabataş-Bağcılar
  • Sirkeci-Cevizlibağ
  • Sirkeci-Zeytinburnu

durakları arasında oluyor. Bağcılara gidecek kişinin Cevizlibağ’a kadar gidecek tramvaya binmesi büyük sıkıntı oluyor. Zira Çemberlitaş durağında onca kalabalığın arasından Bağcılar’a gidecek kişinin tramvaya binmesi bir eziyet. Cevizlibağ zaten aktarma durağı. Akşam saatlerinde iki tramvay Cevizlibağ bir tramvay Bağcılar şeklinde işliyor. Yolcunun zaten kalabalık duraktan zorla tramvaya binmesi, Cevizlibağ da inmesi ve tekrar gelecek Bağcılar tramvayına binmesi çifte eziyet. Bu nedenle Bağcılara gidecek yolcular genelde aktarma tramvayına binmiyor. Bağcılar tramvayına binerek yolculuğunu yapıyor.

Tramvayın Son Durağı Yazması Önemlidir

Buraya kadar her şey güzel. Ancak durağa gelen tramvayın tepesinde gideceği durağın ismi yazmadığında ne oluyor. Önce yolcu içinden Lâ Havle…çekiyor sonrasını bilemiyorum. Bunun yanında Bağcılar yönüne gidecek tramvayın önünde “Kabataş” yazması başlı başına muamma. Durakta bekleyen onca yolcuya bu eziyeti yapmanın alemi nedir. Yolcuya biraz saygı göstermek çok mu zor.

Tramvay Yolcu Yükünü Çekiyor
İlk seferlerine başladığında rampayı çıkamaya tramvay yolcular inerek iterdi. Komik gibi olsa da çok tramvay ittik.
Başlangıcından Günümüze Hem Evirildi Hem Devrildi

Olumsuz durumu defalarca Beyaz Masaya ilettik. En azından tramvaydaki elektronik sorun var ve tabela çalışmıyorsa, tramvayın önüne gideceği durağı gösteren tabela konmasını tavsiye ettik.

En nihayetinde; Bağcılar yönüne giden tramvayda şimdiye kadar “Kabataş” yazma sorunu çözülmedi. Ama elektronik sorundan dolayı tabela ışıkları çalışmayan tramvayların önüne tabela konmaya başlandı. Elbette bu da bir gelişmedir.

Askerlik yaptığımız zamanda, bazı askerler sivilde sosyal hayattan uzak oldukları için komutanın verdiği emir/komutları tam anlayamazdı. İnsaflı komutan askere sola dön dediği zaman, Veli sen de dön! diyerek o askeri de yönlendirirdi. Birden aklıma geldi, neden geldi bilmiyorum. Aklıma gelmişken, ışığı yanmayan tramvayın önüne gideceği durağın ismini yazan tabelanın konması güzel. Ancak acaba akşam olup, karanlık çöktüğünde o tabelanın görünmeyeceği kimsenin aklına gelmiyor mu? Tabelayı gösterecek basit bir ışıklandırma için TUBİTAK veya başka bir kurumun proje üretmesi mi gerekiyor. Yoksa manuel tabela için ışıklandırma yapmak 2001/85/AT prosedürüne aykırı mı?

Merak ediyorum, kamu kurum ve kuruluşları yaptıkları basit işlemlerde dahi bir kaç adım ötesini sorgulamak gibi bir alışkanlığı ne zaman edinecekler.

Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]