Felsefede Temel Yöntem: Tez-Antitez-Sentez

Diyalektik, bir felsefi argüman yöntemidir ve tez-antitez-sentez bunun üç aşamasıdır. Diyalektikte, birbirine zıt iki taraf vardır ve aralarında bir çatışma yaşanır. Platon’un diyalektiğinde bu iki taraf: Sokrates ve onunla tartışanlardır. Sokrates, onların felsefeyle ilgili tanımlarına veya görüşlerine itiraz eder. Ve sürekli onlara sorular sorar. Böylece, daha basit görüşlerden daha gelişmiş görüşlere doğru bir ilerleme veya değişimi sağlar.

Hegel’in diyalektiğinde ise iki taraf; çalıştığı konuya göre değişir. Mesela mantıkla ilgiliyse, iki taraf mantıksal kavramların ters tanımlarıdır. Hegel diyalektiğinde daha basit tanımlara ya da görüşlere karşı çıkar. Buna karşı Hegel diyalektiğini daha gelişmiş tanım veya görüşleri desteklemek için kullanır³.

Tez, antitez ve sentez kavramları Hegel’in diyalektiğinin üç aşamasını anlatır. Tez, bir fikrin veya tanımın ilk söylenişi veya yazılışıdır. Antitez, teze karşı gelen veya onu eleştiren bir fikir veya tanımdır. Sentez ise, tezle antitez arasındaki çatışmayı çözen veya aşan bir fikir veya tanımdır.

Sentezlenen fikir tekrardan soru konusu kılınarak bir tez halini alır. Felsefede ideoloji gibi mutlak son yoktur. Sürekli değişen ve gelişen bir yapısı vardır. Yani dogma ve öğreti felsefeden çıkmadır. Ama kelimenin ilk anlamıyla çıkmadır. Bir fikir dogma olduğu zaman felsefeden çıkmış demektir. Çünkü felsefede soru sormak asla kesilemez. Mutlak doğru olarak kabul edilen şey için tekrardan soru sormak düşünülemez. Bu sorular da tez-antitez-sentez üçlüsünü oluşturur.

Her İddia Sav Değildir- – Ş. Teoman Duralı

Tez Antitez Sentez Örneği

Tezimiz “İnsan özgürdür” sözü olsun. “İnsan özgür değildir” diyelim bu da antitez olsun. “İnsan özgür olabilir” diyelim bu da sentez olsun. Bu şekilde, diyalektik süreç daha karmaşık ve geniş bir anlayışa doğru gider³.

Başka bir örnek de ekslibris ile iç mekan tasarımı arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışmadır. Bu çalışmada tez olarak “Ekslibris ile iç mekan tasarımı arasında ortak yönler vardır” denmiştir. Antitez olarak “Ekslibris ile iç mekan tasarımı arasında farklar vardır” denmiştir. Sentez olarak da “Ekslibris ile iç mekan tasarımı arasında hem ortak yönler hem de farklar vardır” denmiştir. Böylece, ekslibris ile iç mekan tasarımının hem benzediği hem de ayrıldığı noktalar belirlenmiştir.

Tez antitez sentez üçlüsüne örnek olarak kalem ve kağıdı verebiliriz. Örneğin ilk defa kalem ve kağıdı görüyorsunuz. Kalem ve kağıdı size gösteren kimse diyor ki “bu kalem bu da kağıt. Eğer kalemi kullanarak kağıdın üzerine istediğin bir şeyi çizebilirsin. ” Bu söyleme “tez” denir. Buna cevaben sizin de “hayır öyle şey olmaz” demenize “antitez” denir. Daha sonra kalem ile kağıdın üzerine bir şey çizmeyi deneyip çizdiğini gördüğünüzde ise ortaya “sentez” çıkar. Örnekte de görüldüğü gibi felsefenin asıl uğraş alını bilimsel verilerdir. Oysa deneyimlenemeyen daha doğrusu bilimin alanına girmeyen maneviyat için felsefi yaklaşımlar doğru değildir. Felsefinin çalışma alanı bilimdir ve onu üzerinde yoğunlaşır. Afaki konularda felsefi söylemlerin bir değeri yoktur.

tez-antitez-sentez
tez-antitez-sentez

Üniversitelerde Tez-Antitez-Sentez Örnekleri

Bilimsel araştırmalar da bu yöntem ile yapılır. Bir konu hakkında araştırma yapmak istediğinizde bir sorun tespit edersiniz. O sorun için ortaya bir iddia atarsınız. Bu iddianız bir tezdir. Teziniz hakemler tarafından incelenir. Kabul gören tezler yayınlanır ve bilim insanları tezini değerlendirir. Eğer sunduğunuz şey tam anlamıyla ispatlanmış değilse yani antitezi olabilecek bir konumdaysa tez olarak kalır. Fakat doğruluğu kesinleşmişse yani ispatlanmışsa “kanun” adını alır. Elbette bu iddia da çürütülene kadar kanundur. Gelişen teknolojiyle ortaya çıkan yeni tekniklerle hali hazırdaki bilimsel kanunlar çürütülebiliyor. Netice itibarıyla bugünün doğrusu yarının yanlışı da olabiliyor. Bilmemiz gereken yürürlükteki bilimsel kanun geçerlidir. Ancak bilimsel kanun çürütüldüğünde yenisi genel geçer doğrudur.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir